|
Güney Azerbaycan Birlik komitesi-İstanbul’un Sözde Ermeni Soykırımıyla ilgili Bildirisi
Her sene 24 Nisan’da Ermeniler tarafından yapılan “mağdur Ermeni halkı katil Türk milleti” propagandasıyla tarihi gerçekler saptırılarak tek , dünya kamu oyu etkilenmeye çalışılmaktadır. Fakat Emperyalist güçlerin her türlü maddi ve manevi destekleriyle yaratılmaya çalışılan bu bilgi kirliliği bir iddia olmaktan öteye gidememiştir.
Osmanlı devleti, birinci dünya savaşının olağanüstü şartlarında İtilaf devletleriyle savaşırken, Sarıkamış hadisesini yaşamışken, Çanakkale’de müthiş bir mücadele verirken; sivil- silahlanmış bir güç olan Ermeniler, Ruslarla işbirliği içine girerek Anadolu’nun muhtelif yerlerinde isyan çıkarmak suretiyle tebaası olduğu Osmanlı devletine karşı savaşmış, dünya tarihinin eşine zor rastlayacağı cinayet türleriyle 100 binlerce Müslümanın ölümüne sebep olmuştur. Bunun üzerine ölüm kalım mücadelesi vermekte olan Osmanlı Devleti Tehcir kanununu çıkararak, Ermenileri imparatorluğun güney bölgelerine göç ettirmek zorunda bırakılmıştır.
1917’nin son aylarından itibaren Ermeniler Kafkasya ve Güney Azerbaycan’ın bazı bölgelerinde etnik tasfiye siyasetini hayata geçirmeye başladılar. Bölge Türklerine karşı uygulanan bu soykırım ve kovma siyasetinin şiddeti gelecek aylarda da tüm şiddetiyle devam etti ve nihayet 1918 yılının Mart ayında zirveye ulaştı. Ermeniler, Kafkasya Azerbaycan’ının Baku, Şamahı, Kürdemir, Lenkeran, Seylan, Kuba, Zengezur ve Nahcivan gibi bölgeleri başta olmak üzere Güney Azerbaycan’ın Urmiye, Salmas Hoy ve bu şehirlerin çevre köylerinde şiddet ve şekavet hareketine başladılar.
Bölge halkının şaşkınlığına sebep olan bu çetecilik faaliyetlerinin ardından Mart 1918’de, bölge üzerinde tarihi stratejik hedefleri olan devletlerin de vaat ve talimatlarıyla planlı ve organize bir şekilde bölgenin tamamını ele geçirme teşebbüsünde bulundular.
Aynı tarihlerde Kafkasya Azerbaycan’ında 100 binlerce Müslüman Türkü katleden Ermenilerin 22 şubat 1918’de Urmiye’yi ele geçirmek maksadıyla başlattıkları soykırımda, binlerce insanın korkunç bir şekilde öldürülmesi ile Urmiye kan gölüne dönüşmüştü. Vahşette hızını alamayan Ermeni- Asuriler hakimiyet sahalarını genişletme amacıyla kuzeye yöneldiler ve Salmas şehrini de dehşetli bir katliamla ele geçirdiler. Bu kanlı istila ile Urmiye ve Salmas bölgesi bir kaç ay için Ermeni- Asuri istilası altında kaldı. 130 binin üstünde Güney Azerbaycanlı Türkün feci şekilde soykırıma maruz kaldığı bu olaylarda Urmiye, Salmas ve Hoy kentleri ancak Osmanlı odsunun bölgeye gelmesiyle Ermeni işgali ve katliamından kurtulabildi.
Ne var ki geçmişleri ile yüzleşme cesaretine sahip olmayan Ermeniler, büyük propagandalarla dünkü kirli dosyalarını unutturmaya çalışmakta, asılsız ve dayanaksız iddialarını tekrarlamaktadırlar.
Azerbaycan milleti, Ermenilerin, bölge Türklüğüne karşı yaptıkları dünkü cinayet ve soykırımı ve bu günkü Karabağ’da sürdürdükleri işgalci hareketlerini şiddetle kınıyor, demokrasinin gereği olan tarafsızlık ilkesi ile olayların değerlendirilmesini arzu ediyor.
|